-herhangi bir emeğim olmasa da üzerinde gurur kaynağım olmuş festivaldir. anlatıcam hepsini az sabırlı olun.
efendim ben cuma günü katılamadım bu festivale. bir sonraki gün lys olduÄŸu için hem zaten rammstein’a fazla alışamadığım, du hast dışında ÅŸarkılarını bilmediÄŸim için gitmedim… piÅŸman mıyım? belki biraz… ama cumartesi ve pazar unutturdu bana cumayı ondan eminim.
—-26/06/2010
sabah kalktım, florya’daki okula gidip bir güzel sınavımı oldum çıktım. ne oldu bilmiyorum ama koymuÅŸ olabilirim çocuÄŸu. bakmıyorum netlerime. sonisphere’de arada kaynadı ÅŸimdi komple bakmamaya karar verdim…konumuz bu deÄŸil oÄŸlum lan?!
ÅŸimdi ben murder king’ten de önce oradaydım.girdim içeri… baktım oha boÅŸ negzel… geçtim saha içi’ne önlerde sayılabilecek bir yerde `murder king` beklemeye baÅŸladım. çıkmasalar iyi gerçi…neyse. çıktılar. özgür özkan ne bekliyordu bilemiyorum. oradaki herkes “murder king, murder king” diye yanacak mıydı kendisinin düşüncesine göre?!ÅŸarkılarını ezbere mi söylememizi bekliyordu?!ön grup dediÄŸin çıkar sahneye kendini tanıtmak için çalar. `foma` da öyle yaptı, `gren` de, bir gün önceki grup `black tooth` ise ortalığı dağıtmak istemiÅŸ sadece… öyle duydum.
he iÅŸte özgür özkan ilk ÅŸarkının sonunda “hiç duymadığınız ÅŸarkılarımıza devam ediyoruz” dedi. O yüzden söyledim bunu. duyur iÅŸte!güzel güzel performansını yap?!bunun için buradasın. potansiyel dinleyicinle buluÅŸmak için, yeni insanlar kazanmak için…var olanlardan faydalanmak için deÄŸil yani.
Sonra indiler sahneden saÄŸolasıcalar (onur akça’ya lafım yok hayvan gibi çalıyor, insan gibi çalıyor, çalıyor)…volbeat beklemeye baÅŸladık. Fakat ne beklemek. Ben gittim hemen kısıtlı bütçeyle 7,5 liraya bana kaçan ilk biramı aldım gün içerisindeki tek biram oldu hatta affedersin. neyse…fazla seyirci yoktu volbeat çıktığında ama, herifler resmen günü baÅŸlattılar. hatta bana göre festivali de baÅŸlattılar. sad man’s tongue’da bağıra çağıra eÅŸlik eden adam bendim okuyucu. gözlüklüydüm böyle. Evet, o bendim… Adamları önceden keÅŸfetmenin gururunu yaşıyordum. Bu kadar sempatik, bu kadar rock n roll ve bu kadar metal olunmaz. İndiler sahneden ama resmen gözlerim parlayarak izledim kendilerini.
Günün üçüncü grubu; hayko cepkin. Fazla bir ÅŸey söylemeye gerek yok. Kalkan orta parmakların hepsi en sonunda alkışladı adamı. O bile yetti bana göre. çıktı adam gibi performansını sergiledi, “kusura bakmayın bize verilen süre boyunca çalmak zorundayız” dedi sempatikçe ve çaldılar, söyledi, indi sahneden…
Sonra…
Aha iÅŸte tam da o sonra!
manowar!!!
aman yarab o herifler bize ne yaptı?! şöyle setlist olur mu kurban olduklarım;
# Manowar
# Brothers of Metal Pt. 1
# Call to Arms
# Kings of Metal
# Warriors of the World United
# Thunder in the Sky
# House of Death
# Heaven and Hell (Black Sabbath cover)
# Hail and Kill
# Black Wind, Fire and Steel
resmen yardırdılar, resmen… ben bir ara gözlüğümün gözümden düştüğünü hissedip havada yakaladım kendisini headbang arasında…düşün okuyucu o kadar yani. joey de maio ‘nun okuduklarımıza, duyduklarımıza göre kulaklık aracılığıyla bizimle türkçe konuÅŸması harikaydı… içeriÄŸinden bahsetmeye gerek yok konuÅŸmanın, herkes biliyor…
sonra ben dedim ki manowar bittikten sonra “hadi eve olm yarın fena olcak git eve…” ve çıkışa doÄŸru ilerlerken baktım anaa harbi benim gibi düşünen bir sürü insan varmış lan?! yok itüsözlük ‘ün standının önünden geçerken wondrous ile tanıştım bir de… tekrar memnun oldum!
—-27/06/2010
heee… geldik mi anlatılması en zor güne?!
gren; uzunca bir süre beklemenin ardından sahaiçine alındık hep birlikte ve sonra bu abiler çıktı sahneye. disko kralı’ndan tanıyacağımız murat çopur’ûn bas gitar çaldığı ve mor ve ötesi destekli grubumuz gren gayet açılışa uygun, dinleyiciye katılma olanağı veren ÅŸarkılarla dolu bir performans sergiledi.
ardından foma çıktı sahneye… onlar da harikalardı.
ve sonra;
iÅŸte big four performansları…
ben sahneye anthrax logosu asılıncaya kadar inanamadım duruma.
bayağı anthrax sahneye çıkıcaktı birazdan… günün ilk birasını gren’e ikinci birasını anthrax’a armaÄŸan etmek için tüm alt yapı hazırdı.
çıktılar babalar sahneye ve gayet güzelce performanslarını sergilediler antisocial’da seyirciyle birlikte söylediler. harikalardı…
ardından megadeth çıktı.
ses ile ilgili hiçbir ÅŸey bilmeyen bir dinleyiciyim ben. yani teknikten anlamam. ama bu ses sistemlerinde cidden bir problem vardı yahu… yani bir ÅŸey vardı. megadeth de zaten bana göre “aman allahım!”lık bir performans sergilemedi. dave mustaine bir ÅŸeye mi kızgındı yoksa o onun suratının default ifadesi miydi bilmiyorum… ama yine de heyecanlı, headbangli bir performanstı, kabul ediyorum… kendilerini bir daha izlemek gerek.
# Holy Wars… The Punishment Due
# Hangar 18
# Wake Up Dead
# Headcrusher
# In My Darkest Hour
# Skin O’ My Teeth
# A Tout Le Monde
# Tornado of Souls
# Sweating Bullets
# Symphony Of Destruction
# Peace Sells
böyle bir setlistti önümüzdeki.
fazla taraftarları olmasam da birazdan sahneye çıkacak grup slayer’dı… ama öncesinde anlatmak ve göstermek istediÄŸim bir iki ÅŸey var size;
yaklaşık 50.000 kiÅŸi olduÄŸu söyleniyor stadın içerisinde. bu 50.000 kiÅŸi kapalı tribünden gelen “laylaylaylaylaylaylaaaaa aaaah be-ÅŸik-taaaÅŸ” tezahüratıyla kendine gelip gülmeye baÅŸlıyor. sonra yavaÅŸtan yayılıyor bu maç havası herkese… ve iÅŸte en çılgın olanı;
http://www.facebook.com/…
evet!meksika dalgası yaptı tribünler. sonra dayanamadık. saha içindeki herkes diz çöktü, oturdu… ve sahneden en geriye doÄŸru meksika dalgası yapıldı 3 kere… ama ne görüntüdür yukarıdan bakan ronnie james dio için.
sonra slaama öncesinde anlatmak ve göstermek istediğim bir iki şey var size;
yaklaşık 50.000 kiÅŸi olduÄŸu söyleniyor stadın içerisinde. bu 50.000 kiÅŸi kapalı tribünden gelen “laylaylaylaylaylaylaaaaa aaaah be-ÅŸik-taaaÅŸ” tezahüratıyla kendine gelip gülmeye baÅŸlıyor. sonra yavaÅŸtan yayılıyor bu maç havası herkese… ve iÅŸte en çılgın olanı;
(bkz: http://www.facebook.com/…)
evet!meksika dalgası yaptı tribünler. sonra dayanamadık. saha içindeki herkes diz çöktü, oturdu… ve sahneden en geriye doÄŸru meksika dalgası yapıldı 3 kere… ama ne görüntüdür yukarıdan bakan ronnie james dio için.
sonra slayer çıktı sahneye. şu setlist ile;
# world painted blood
# jihad
# war ensemble
# hate worldwide
# seasons in the abyss
# angel of death
# beauty through order
# disciple
# mandatory suicide
# chemical warfare
# south of heaven
# raining blood
sahnedeki devler resmen döktürüyorlardı. yukarıda belirttiÄŸim gibi fazla taraftarları olmasam da beni bile kendime getirdiler. müzikal zevklerimi ÅŸu önümdeki boÅŸluk döneminde incelememi önerir gibiydiler ve istediklerini yapacağıma emin olsunlar…
vee işte günün sonu;
metallica!
kurban olam sahneye çıkışlarına, kurban olam fuel’larına, kurban olam enter sandman ile nothing else matters’ı birbirine baÄŸlayan o parmaklara ben… öyle güzel, öyle yardıray bir setlist olmuÅŸ ki… eksikleri benim kiÅŸisel zevklerime göre vardı elbette. şöyle ki;the memory remains ya da wherever i may roam harika ÅŸarkılardı… ve birinden biri olmalıydı.ama fuel çaldılar ya hatta ben evden çıkarken “keÅŸke fuel çalsalar” demiÅŸken… vurdular beni o an resmen.
james hetfield kadar sahneye hakim ve seyirciyle iletiÅŸimi en üst düzeyde bir vokal, kirk hammett kadar harika bir gitarist, lars ulrich kadar davul “sevdalısı” ve kontrollüsü bir davulcu ve robert trujillo kadar hayvan bir basçıyı bir daha görebileceÄŸimi sanmıyorum… hayatımın en güzel gecesini geçirdim… kesinlikle…
şunları çaldılar;
# creeping death
# for whom the bell tolls
# fuel
# the four horsemen
# fade to black
# that was just your life
# the end of the line
# sad but true
# welcome home (sanitarium)
# all nightmare long
# one
# master of puppets
# blackened
# nothing else matters
# enter sandman
# breadfan (budgie cover)
# trapped under ıce
# seek & destroy
bitirirken;
eğer bu kadar uzun bir giriyi okumaya sabrınız varsa bravo size
bir de metallica konserinin özeti niteliğinde bir video;
(bkz: http://www.facebook.com/…)
ikinci olarak; setlistler setlist.fm’den alınmıştır. yanlışlık var ise orada vardır.yer çıktı sahneye. ÅŸu setlist ile;
# world painted blood
# jihad
# war ensemble
# hate worldwide
# seasons in the abyss
# angel of death
# beauty through order
# disciple
# mandatory suicide
# chemical warfare
# south of heaven
# raining blood
sahnedeki devler resmen döktürüyorlardı. yukarıda belirttiÄŸim gibi fazla taraftarları olmasam da beni bile kendime getirdiler. müzikal zevklerimi ÅŸu önümdeki boÅŸluk döneminde incelememi önerir gibiydiler ve istediklerini yapacağıma emin olsunlar…
vee işte günün sonu;
metallica!
kurban olam sahneye çıkışlarına, kurban olam fuel’larına, kurban olam enter sandman ile nothing else matters’ı birbirine baÄŸlayan o parmaklara ben… öyle güzel, öyle yardıray bir setlist olmuÅŸ ki… eksikleri benim kiÅŸisel zevklerime göre vardı elbette. şöyle ki;the memory remains ya da wherever i may roam harika ÅŸarkılardı… ve birinden biri olmalıydı.ama fuel çaldılar ya hatta ben evden çıkarken “keÅŸke fuel çalsalar” demiÅŸken… vurdular beni o an resmen.
james hetfield kadar sahneye hakim ve seyirciyle iletiÅŸimi en üst düzeyde bir vokal, kirk hammett kadar harika bir gitarist, lars ulrich kadar davul “sevdalısı” ve kontrollüsü bir davulcu ve robert trujillo kadar hayvan bir basçıyı bir daha görebileceÄŸimi sanmıyorum… hayatımın en güzel gecesini geçirdim… kesinlikle…
şunları çaldılar;
# creeping death
# for whom the bell tolls
# fuel
# the four horsemen
# fade to black
# that was just your life
# the end of the line
# sad but true
# welcome home (sanitarium)
# all nightmare long
# one
# master of puppets
# blackened
# nothing else matters
# enter sandman
# breadfan (budgie cover)
# trapped under ıce
# seek & destroy
bitirirken;
eğer bu kadar uzun bir kritiği okumaya sabrınız varsa bravo size
bir de metallica konserinin özeti niteliğinde bir video;
(bkz: http://www.facebook.com/…)
ikinci olarak; setlistler setlist.fm’den alınmıştır. yanlışlık var ise orada vardır.
Andaç ÜZEL / istanbul Sonisphere 2010 Kritiği