Sunday, May 20th, 2012

Black Tooth Röportajı

Published on AÄŸustos 10, 2010 by admin   ·   No Comments


Soru : Öncelikle merhabalar Tuna!

Tuna : Teşekkür ederim sizede merhaba.

Soru : Türkiyede ve dünyada önemli bir itibar kazanmış sayılı gruplarımızdansınız. 2 ülkeyide bir araya getiriyorsunuz bir nevi. Southern Metal deyince göğsümüzü kabartarak ülkemizde Black Tooth diyebiliyoruz.
Bu konuda söylemek istedikleriniz varsa nelerdir ve ilk stüdyoya giriş yıllarına döner misiniz ?

Tuna : Estağfurullah, biz de sadece Türkiye de ki her grup gibi hayallerimiz peşinden koştuk ve mücadele ettik. Ancak ülkemizdeki bazı gruplara göre biraz daha şanslıydık diyebilirim ve seninde söylediğin gibi birçok defa yurt dışında sesimizi duyurabilme fırsatı yakaladık ve bu fırsatları da en iyi şekilde değerlendirdik. Bunun sonucunda da talep ve dinleyici sayımızı arttırmayı başardık.
İlk günlere dönecek olursak amaç elbette öncelikli olarak herkes gibi hayalimiz olan grubu kurmaktı. Bu amaç için de gerekli kadroyu oluşturabilmek adına Denizle ( bass gitar ) beraber baya bir uğraştık diyebilirim. Sonuçta bir grubun kadrosunda bulunan herkes aynı bir evlilik bağıyla birbirine bağlı olmak zorundadır. Bu artık hem bir dostluk hem de bir iş ilişkisidir. İşte bu yüzden bizde ilk olarak kadroyu oluşturacak elemanların hem enstrüman kabiliyetine daha da önemlisi karakterlerimizin uyuşmasına dikkat ettik ve yola böle çıktık. Grupça ilk girdiğimiz stüdyolar gerçekten de çok heyecanlıydı hele ki bir şeyler oluşturmaya başladıkça heyecanınız büyüyor ve büyüyor . Adeta gazlıyor sizi diyebilirim. Gerçi ilk zamanlarda yapılan bestelerin kalitesi ile şimdikiler birbirini tutmuyor elbette, o zaman ki işleriniz komik bile gelebiliyor ki bence bu da güzel bir gelişmedir diye düşünüyorum. İnsan kendi yaptığı işi beğenmez hale gelip yeni oluşturduğu şeylerden daha fazla tatmin olabiliyorsa bu iyiye işarettir kanısındayım.

Soru : Metal müzik size neyi ifade ediyor ve Türkiyede metal müziğin gidişatını beğeniyor musunuz?

Tuna : Metal müzik benim için şudur budur diyemem çünkü metal müzik hayatımın bir parçası artık. Yani onsuz olmayı düşünemediğim gibi artık bir hayat biçimi diyebilirim benim için. Şöyle geriye bakıyorum da bu müziği dinlemeye başladığım ilk günden bugüne 20 yılı aşmış. Bu kadar uzun bir sürede de ister istemez bir parçanız halini alıyor zaten.
Ülkemizde ki metal müziğin durumunu krite edebilecek kadar bir otorite değilim elbette ve bu konuda yorum yapmam pekte doğru olmaz ancak şahsi bir gözlem olarak söylemem gerekirse çok güzel ve çok iyi iş yapabilecek gruplar mevcut ama dinleyici sayısında öyle geçmiş yıllara nazaran yoğun bir artış olduğunu düşünmüyorum. Yani sanki ne uzayıp ne de kısalıyoruz

Selin : Neden bu türü tercih ettiniz ve metal müzik yapmada sizi tetikleyen şey neler oldu?

Tuna : Valla yukarıda da belirttiğim gibi 20 yıldan fazla oldu bu müziği dinliyorum. O zaman neden tercih ettiğimi de çok iyi bilemiyorum açıkçası çünkü öyle yaygın bir tür değildi elbette hatta çok fazla bilmezdi bile insanlar Türkiye de bu müzik tarzını. Sonuçta ortada ne doğru düzgün bir klip vardı, ne kaset, ne de konser yada bir festival. Bunların hepsine ulaşabilmek için resmen bir mücadele lazımdı. O zamanlar hatırladığım bu müzik tarzında program yapan benim bildiğim bir Rock Market eski adı ile Melodi programı vardı TRT de bir de polis radyosunda bir radyo programı
Bizde bu işi dinleyen ağabeylerimizden öğrendik, özelliklede kendi abim çok büyük etkendi bu müziği dinlememde. Ama öte taraftan bakarsak da sanırım bu müziğin sertliğini seviyorum, gerçekçiliğini seviyorum, hayata sadece aydınlık yönleriyle yanaşmasını değil karanlık yüzüyle de baktığı için seviyorum. Sonuçta yaşadığımız dünya öyle pop müzik şarkılarında sürekli bahsedildiği gibi çiçek, böcek, aşk, kelebek değil, insanoğlunun yaradılışından beri varolan bir şiddet var ve asla kabul edilmek istenmeyen gerçekler. İşte metal müzikte bunları buluyorum.
Gitarın hızı, davulun vuruşları, vokalin çığlıkları bana hep haz vermiştir. Bunu anlatmak güç bir şey galiba. Mesela yine, metal müziğin hiç yapmacık olmadığını düşünmüşümdür çocukluğumdan bu yana ve de gerçek insanların müziği olduğuna inanmışımdır. Biraz saçma gelebilir ama bana göre dünya da bir metal müzik dinleyicileri vardır bir de diğerleri ve diğerleri asla bizi anlayamaz hatta onlar birbirlerini bile tam olarak anlayamazlar çünkü hayata hep toz pembe bakmaya çalışırlar.

Bunu sizde hissetmiyor musunuz ? Hani dışarıda yolda yürürken karşıdan uzun saçlı biri yavaş yavaş size doğru gelirken yada bir grup T-shirtü giymiş birini gördüğünüz de bu bizden demiyor musunuz ? Şimdi size bir soru daha. Mesela ilk kez girmek durumunda kaldığınız bir ortam da 10 kişi bulunsa ve bunlardan birinin herhangi bir nedenle ( görsel ya da işitsel ) metal müzik dinleyicisi olduğunu anlasanız yada öğrenseniz ilk olarak kimin yanına gidip tanışmayı tercih ederdiniz ? İşte bu çekim gücü beni hep bu metal müziğini dinlemeye ve yapmaya itmiştir.

M.Ozan : İzmir’de Dungeon Bar’da verdiÄŸiniz konserde -izmir’de ilk konserinizdi galiba- Abrogate davulcusu Can’la beraber sahnede yanınızdaydım. Herkesi sahneye çağırdığınız anın atmosferi aklınızda olmalı. Metal Forever üyelerine konserlerinizde kendiliÄŸinden geliÅŸen bu coÅŸkulu ortamın ipuçlarından bahseder misiniz?

Tuna : çok güzel bir soru bu. Aslına bakılırsa bu olay kendi kendine gelişiyor konserlerimizde neden derseniz sanırım seyirci de kendini orada görmek istiyor ve içinden geçeni rahatlıkla yapabiliyor bizim de istediğimiz bu zaten , konserlerimize gelen herkesin o gün sahnede bizimle aynı coşkuyu yaşaması. Konsere gelen dinleyicilere bu rahatlığı ve özgür hareket edebilme hissini veriyoruz olay kendi kendine gelişiyor sonrasında. Bir de şu var sahnede hata yapsanız yada o gün kötü çalsanız ne önemi var ki önemli olan sizinle aynı duyguları paylaşan insanlarla bir arada olabilmek değimli gerisini siktir ediyoruz biz. Her zaman söylediğim gibi KİMSENİN NE DEDİĞİ SİKİMİZDE BİLE DEĞİL.

Dea : İleri tarihlerdeki yurtdışına açılma planlarınız nelerdir? Festivaller,organizasyonlar vs..
Metal müzik hissedildikçe beklentiler çoğalıyor. Bu beklentilere vereceğiniz cevaplar ne gibi şeyler olacak?

Tuna : Şimdi şöyle bir durum var. İstediğimiz zaman Amerika veya Avrupanın çeşitli ülkelerini kapsayan turneler yapabilecek konumdayız ama gidip boş boş turne yapıp gelmenin de size tecrübeden başka kazandırabileceği bir şey yok. Bu yüzden turne ayaklarını iyi festivallerle bağlamalı. İyi kontaklar kurabilecek konserleri tercih etmeli ve gerçekten kitlenizi görüp bulabileceğiniz ortamları seçmelisiniz. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Sonuçta gidip yurt dışında çalmanız grup BIO nuza sağlam referanslar ekleyebilmeli. Bu noktada elbette beklentilerimiz bizimde herkes gibi yüksek ve bu hedefler için çabalıyoruz. Zor ve uzun bir yolculuk bu , kimse kucağını açmış sizi beklemiyor elbette, bu yüzden doğru taşları oynamalı ve hep ayakta olmalısınız.

Soru : İzmirde sırf siz ve diğer bazı gruplarla orda ortalığı dağıtmak için Eski Foçada dinleyicilere hakaret tarzındaki berbat organizasyon koşullarına katlanan insanlara wall of death yaptırıp,oraya kim gelirse gelsin herkese öküz gibi headbang yaptırmak nasıl bir duygu?

Tuna : Bana göre festival ortamları adeta bir kültürün yansımasıdır ve Türkiye de sizinde gözlemlediğiniz üzere festival kültürü yeni yeni gelişmekte. Bu nokta da yeni gelişmekte olan bir kültürün her şeyiyle tam olarak yerli yerine oturması beklenemez. Sonuçta kaç senedir festivallere gidiyorsunuz ve kaç senedir bu tarz festivaller oluyor sorusunu sormak lazım kendimize. Elbette cevap çok eski değil hatta çok yeni olacaktır. O zaman bilinmelidir ki bu ortamları bizlere yaratan kişilerde oldukça azdır. Bu ortamları yaratmak çok büyük bir yatırım ve çok büyük bir risk gerektirir ve elbette her şey tam olarak mükemmelleşene kadar oldukça uzun bir zaman geçecektir çokça da para harcanacaktır. Emin olun organizatörlerinde elinden gelebilen şuan için budur. Neden onlar böyle bir iş yapıp da insanlara zorluklar çıkarmak istesinler ki. Emin olun bu tarz sıkıntılar sadece bizde yaşanmıyor. Bugün dünyaca ünlü festivallerde de bu sıkıntılar fazlasıyla var. Duş, yemek, pahalılık, çadır yerlerin sıkıntısı, tuvaletler. Bunlar hep olacak önemli olan bu durumlar karşısında gösterdiğimiz tutumlar, işte bu tam olarak festival kültürünün oturması ile ortadan kalkacak. Festivallere ne için gidiyoruz içmek, kendimiz gibi düşünen insanlarla tanışmak, kaynaşmak ve bir arada aynı tarz müzikleri dinleyip çılgın gibi eğlenmek. İşte zaten bu duygu ile oraya gelmiş insanları kıvılcımladığın zaman ateş anında harlanıyor ve büyüyüp yayılıyor. Bizde bu amaçlar için gelmiş onbinlerce kişiye kıvılcımı çaktık gerisi geldi. O an kimsenin ortamda ki sıkıntılar umurunda değil di zaten öylede olmalıydı ne yağan yağmur ne şiddetli rüzgar ne de pis tuvaletler Amaç hepimizin 1 yıl boyunca beklediği ortamı bulmasıydı.

Soru : Ordaydım.sayılı bangers dostlarımızla ortamı idare ediyorduk. Ve şunu gördüm!
Orada bir adam çıktı ve grubuyla resmen ortalığın a.ına koydu!

Metal müziğin öldüğünü iddaa eden kişilere ve metal işaretinden dolayı bizleri hedef alan,ükemizdeki farklı yaşam tarzlarına saygısı olmayan ve çekemeyen .. çocuklarına gayet açık,net ve sağlam bir cevap verdi (:

..Ve o an şu ana kadar katıldığım bütün konserlerden daha kalıcı bir iz bırakan haz aldım

Sen metal müziğin öldüğünü iddaa eden o. çocuklarına inat ellerimizi kaldıralım arkadaşlar. dedin ve
ordaki 10 000lerce kişiye mosh olarak tabir edilen , insanlar arasında metal işareti olarak bilinen horned hand yaptırdın.

Bir anda binlerce kişiye hükmettin bir nevi ve orda büyük bir savaşçı rolünü oynuyordun.
Bu savaş hep sürecek mi ? Bu konuda duygu ve düşüncelerini alabilir miyim ?

Tuna : Ben buna siyasi bir anlam yüklenmesini hiçte doğru bulmuyorum, aslen orada hedef olan şey dünyanın neresinde olursa olsun sadece ve sadece kör zihniyetlerdir ve malesef bu görüşte insanlar dünyanın her yerinde fazlasıyla mevcut. Hangi din veya ırktan olursa olsun hangi ülkenin vatandaşı olurlarsa olsunlar hepte varolacaklar. Metal müziğin mücadelesi de dünyanın her yerinde aynıdır. Yani haksızlıklar, savaşlar, hıyanetler, insanların özgürlüklerine kast edenler, haykırışlar, isyanlar, mücadele vb. Yani en başta da dedim ya bu müzik türü sadece dünyanın aydınlık yüzünü yansıtmaz İşte siz kabul etmek istemeseniz de bu dünya da bu gerçekler de var diyerek doğruları söyler. Bende sadece içimden geçtiği şekilde bizi bu müziği dinlediğimiz için dünya üzerinde yargılayan, eleştiren yada yasaklayan herkese ve her şeye isyanımı ifade ettim. Benimle aynı düşüncede olan tüm arkadaşlarda bana katıldılar.

Faith : Bizlerden beklentileriniz nelerdir?

Tuna : Bu tarz oluşumlara hep destek vermişimdir. Bence bu tarz oluşumlar bu kültürün bir parçası ve savaşçılarıdırlar. Maddi bir beklenti yoktur . Tek beklenti bu müziğin gelişimidir. Daha ne olabilir ki gönüllü çalışan hiçbir maddi beklenti içinde olmayan ama öte taraftan piyasada ki gruplar kadar önemli oluşumlar bunlar. Bizler yaptığımız müzikleri sizler sayesinde daha çok kişiye açma fırsatı buluyoruz ve sizler sayesinde yeni yeni dinleyiciler elde ediyoruz. Kimi zaman son haberleri alıyoruz kimi zaman konserleri takip ediyoruz. Açıkçası sizlerin yolunuzda attığı her başarılı adım paralel olarak bizleri de etkilemekte. Umarım git gitde büyür her geçen gün yeni kitleler eklersiniz. Sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

Soru : Son olarak. Yeni albüm geliyor mu veya yeni bir albümde bir Iron Clad daha ne zaman görebileceğiz ?

Tuna : Albüm için Şubat ayında kayda girmeyi planlıyoruz ve sanırım Mayıs , Haziran başı gibi de çıkar ( tabi her şey istendiği ölçüde hızlı giderse ) albüm de 14 şarkı olmasını planlıyoruz yani alan kişi fazlaca parçamızı bir arada edinebilsin. İçinde bir IRON CLAD değil 14 IRON CLAD olacak

Soru : Bu Röpörtajı gerçekleştirmede bizi kırmadığınız için teşekkürler.

Sizin gibi metal müziğe gerçektenten sahip çıkan bir gruba sahip olduğumuz için şeref ve gurur duyuyoruz. Utkuya da,Denize de,Orcana da tek tek selamlarımızı ve sevgilerimizi en derinden yolluyoruz..

Bu bu müziğe aç ve sahip çıkan gençleri asla yalnız bırakmayın..
Sizin ve sizin gibilerin yaptığı müzikle tüyleri diken diken olan o kadar insan var ki

Dün bu müziği sevdiğini iddaa eden ve bugun de bu müziğe dil uzatan çok kişi tanıyoruz..
Onlara buradan sesleniyoruz ; SİZSİZ DE İDARE EDİYORUZ !

Alanlarda görüşmek üzere

SAÄžLAM KALIN !
(Röportaj için Hellback e teşekkür ederiz.)

Black Tooth Myspace : http://www.myspace.com/blacktoothmusictr

Black Tooth Şarkıları için :

Follow Us!

LATEST HEADLINES

Biyografiler

Manowar

Manowar, 1980 yılının sonunda Auburn, New York'ta kurulmuş olan bir heavy metal grubudur. Grup, adını kurucu üye Joey ...

Limp Bizkit

Limp Bizkit bir ABD'li nu-metal grubudur. Southern Rock'ın doğum yeri olarak da bilinen Florida'nın içlerinden Jacksonville'in derinlerinden çıkıp ...

Megadeth

Megadeth, Dave Mustaine' in liderlik ettiği ABD'li thrash metal grubu. 1983 yılında kurulmuş, 2002 yılında dağılmış ve 2004 ...

Anthrax

Anthrax New York City merkezli, ilk albümünü 1984'de çıkarmış olan Thrash Metal grubudur. Grup 1980'lerin thrash metal sahnesinde ...

Metallica

Metallica, ABD çıkışlı bir heavy metal grubudur. "Thrash metal" akımının üyelerinden ve 80'li yılların en iyi ve en ...

Slayer

Slayer, 1981 yılında Los Angeles'ta kurulan Thrash Metal grubudur.Grubun kurucuları Jeff Hanneman ve Kerry King'dir. Grup thrash metalin 4 ...

NÃ…E

NÅE Eski Norveç dilinde "ceset" yada "Ölü" anlamına gelmektedir. Grubun kurucusu ise ELENYX dir. NÅE aslında zihinsel görüntü ...

Anoreksi

Anoreksi Kısaca bahsedecek olursak İstanbullu Melodeath grubu diyebiliriz ama Anoreksi'ye bu yetmez.. Rise of Infinity albümünün çıkışını dört gözle ...
Popculardisari.com Twitter